Pazar, Nisan 02, 2006

Son bir haftamız


İnci uyurken geçen hafta neler oldu yazayım dedim. Kara kuzum geçtiğimiz haftasonu ateşliydi, 2 gün boyunca sürekli ateşi vardı, ateşi çok yükseldiğinde daha önce doktorun vermiş olduğu fitili kullandım. Fitil düşürdü tabiki, ateşi az çıktığında ise şurup vardı onu kullandım. Ateşi olmadığı zamanlar hasta gibi olmadığı için doktorunu aramadım. Dişleri çıkıyor onların ateş yaptığını düşündük. Hanımefendi bir yandan azılar çıkarken üst köpek dişlerini de patlattı. 14 tane dişi oldu ama galiba 15. yolda :) alt sol köpek dişi de çıkacak gibi.

Neyseki pazartesinden sonra ateş kalmadı. Hiçbirşey yemiyordu şimdi azcık da olsa birşeyler yiyor. Yemek yedirmemiz çok zor, ne hallere giriyoruz ne oyunlar yapıyoruz da ancak birkaç lokma yedirebiliyoruz. Eski tontiş hali gitti, zayıf bir çocuk oldu. :( Hasta olmasın da buna da razıyım.

Bu hafta havalar güzeldi hemen hemen hergün dışarı çıktık, caddenin yukarısına doğru gittik döndük. Malesef yakında bir çocuk parkı yok, varsa da biz bilmiyoruz. Çok merak ediyorum çocuk parkında çocukları görünce ne yapacağını. Geçenlerde alışveriş merkezinde bir kız çocuğuna sarılmıştı. Arkadaş istiyor anlaşılan.

Dün nihayet ağlatmadan banyo yaptırabildik, buraya geldiğimizden beri 2,5 aydır hep ağlayarak banyo yapıyordu. Halbuki daha küçükken banyoyu çok seviyordu. Belki tekrar alışır ve sever.

Yürümesi, dişleri hep erken oldu ama İnci hala konuşmuyor. Sadece baba ve (g)itti diyor. Düşen, kapanan, giden ve biten herşeye böyle diyor. Aslında kendi dilinde konuşuyor ama biz anlamıyoruz ne yapalım :) Bakalım bizim dilimizi öğrenmesi ne kadar sürecek.


Bu arada seviyormusun dediğim herşeyi sarılıp öpüyor. Cüceleri ve pıtırcık kitapları dahil. Hele akşam babası geldiğinde başını omzuna koyup sarılması ve eliyle de sırtını pıt pıtlaması yok mu bitiriyor bizi :). Aynısını bana da yapıyor tabi uykudan uyandığında... :)

Uyanmadan bitireyim yazımı, bakalım önümüzdeki günlerde neler yapacağız...

Hiç yorum yok: