Çarşamba, Ocak 10, 2007

Kelimelerden seçmeler...

emeçi - ekmek
tüpe - küpe
nüğmü - düğme
babacık - son moda baba :)
annem - bana da arada böyle hitap ediyor sadece :)
beçete - peçete
temijş - temiz
pis - kirli: Bu ara temizlik ve kirlilik olaylarına oldukça önem veriyor. Üzerine bir şey damlasa hemen çıka(r) çıka(r) diye çıkarttırıyor. Yemek yerken masasına bir şey damlasa hemen peçete ile siliyor. Elleri kirlenirse hemen siliyor... Güzel tabii temizlik, normaldir umarım büyüyüce abartıp titizlik hastası olmasın da, her gün kavga ederiz yoksa...

tavşaş - tavşan
kabulu - kaplumbağa

Cuma, Ocak 05, 2007

Bayram, öncesi ve sonrası

Geçen hafta çarşamba akşamı kızımın babaannesi ve dedesi memleketlerine döndüler. Onları çok özlüyoruz, artık babanne demeye de başladı. Perşembe günü doktora gittik, çok yoğun ve zor bir gün oldu. İnci de çok hırpalandı, kan verdi, ultrason çekildi. Keyfi yerine gelsin diye Şevval ablasını çağırdım, okula gitmeden oynadılar biraz.

Cuma günü çarşıya ve doktora gittik yine. Önce aldığım kazağı değiştirmek için mağazaya gittik beraber, gayet uslu durdu, aynada kendine bakındı, ben de bu arada kazağı geri verip yerine iki kazak alarak karlı bir alışveriş yaptım. Benim ne haddime ki boğazlı kazak almak, eskiden çok giyerdim, artık giyemiyorum, boğulacak gibi oluyorum, evler sıcak zaten, işyerindeki eski odam çok soğuktu o zamanlar... Ahh ahhh o buz gibi odayı bile özledim...

Neyse doktor öksürüğünün önemsiz olduğunu tekrarladı, ama İnciyi tatilde havuza sokma dedi, rahatladım. Akşama çok sevdiğimiz bir çift bize yemeğe gelecekti, eve dönüp İnci'yi uyutup yemek yaptım. Misafirlerimiz geldiler, İnci'yi sevmek için biraz da erken gelmişler :) A. amcası bol bol oynadı, B. teyzesi de oynamak istedi de amcayla arası daha iyi küçük hanımın. Oyuncaklar gelmiş ona, teyzeden bir mini bebek, amcadan da müzik çalıp gezinen bir böcek (uğur böceğine benziyor)

Misafirlerimiz ilerleyen saatlerde müzik çalıp çok ses çıkartan oyuncak almamak gerektiğini anladılar :)) Ben bir şey demeden kendileri söylediler :))) En güzel oyuncak sessiz sedasız olandır bence de... Çok geç saatlere kadar oturduk, sonra evlerine döndüler...

Cumartesi sabahı yola çıkacak olmamıza rağmen ben valiz hazırlamaya fırsat bulamadım, sabah kalkınca önce İnci'nin çantasını hazırladım. Soğuk olursa, sıcak olursa, hasta olursa, kirletirse vs vs her durumu düşünerek bir çanta hazırlandı, bir sürü eşya konuldu. Sonra kendi valizimizi hazırladım, onda da akşamları şunu giyersem, böyle şöyle olursa diye bir çok eşya koydum. Yüzde doksan eşofmanlarımla gezdiğim için, boşuna o kadar eşya koyduğumu dönünce anlamış oldum. :))

Ancak cumartesi öğlen yola çıkabildik, kaplıcası olan bir tatil köyüne gittik. Eşimle dönüşümlü olarak havuza gittik, İnci'yi götürmedim. Zaten iyi olsa da götürmezdim. Küçük çocukları çocuk havuzuna almıyorlar, yanına şişme bir havuz koymuşlar, onda oynasın diyorlar. Böyle bir şeyi kabul edemem, iki üç çocuk şişme havuza girecek, çişlerini yapıp oturacaklar, su devir daim yapmadan, leş gibi mikrop yuvası olacak. Nitekim yanından geçerken baktım da içinde bir çocuk vardı, su pisti....

Odadaki küvete oturttum küçük hanımı, orada oynadık. Oda çok sıcaktı zaten, üşünecek bir durum yoktu. Çarşamba günü de erkenden döndük, babasının işleri vardı.

Tatil boyunca doğru düzgün hiçbirşey yemedi. Evde zaten zor yediği için, lokantada hiç yemiyor... Zorlamıyoruz ama ne olacak nasıl düzelecek bilmiyorum...

Bayramda tatil yapınca, bayramdan gerçek anlamda hiçbir şey anlamıyor insan. İçim buruk bu yüzden biraz. Tatil iyi geçmesine rağmen eksiklik duyuyorum. Bu arada evle ilgilenemediğim için bir ton ev işi beni bekliyor. tonlarca çamaşır, ütü, temizlik... Kızım biraz daha büyüse de bana yardım etse :))

Dün buranın pazarı vardı, İnci ile beraber çıktım, mujş mujş diye tutturdu, baktım baktım hangi tezgahta gördü ya da benzetti bulamadım, bayağı bir ilerleyince buldum da aldım. Sonra onu komşuya bırakıp markete gittim. Bir ara anne diye ağlamış, dört günde unutmuş bizi diyor komşum. Bir ton işe rağmen öğleden sonra yattım uyudum kızımla ;)

Gece yatırdığımda da manni manni diye tutturdu, verdim eline bir mandalina, gittim yattım. Mandalinasını yedikten çok sonra uyudu, kalkıp üzerini örttüm. Geceleri sırf üzerini örtmek için o kadar çok kalkıyorum ki... Bebekken emzirmek için kalkıyordum ya da ağladığında şimdi de üzerini örtmek için kalkıyorum.. Eeee büyüdü de ne değişti :))

Şimdi uyandı, yanımda oynuyor, gidip kahvaltı edelim. Yine manni diye tutturdu.